Sitemizin diğer dilleri:
Events in Kazakhstan.com (EN)
Chtoproishoditv Kazahstane.com (RU)
 
Önemli siteler:
Güzel Kazakistan.com
Beautiful Kazakhstan.com (EN)
Velikiy Kazahstan.com (RU)
Keremet Kazakstan.com (KZ)
 
Kazakistandan Haberler.com
Kazakhistan News.com (EN)
Novostiiz Kazakhstana.com (RU)
Haberleşme:
Kazakistan'la ile ilgili bize her türlü şikayetinizi bildirebilirsiniz. Kazakistan'daki olaylarla ilgili mağdur olan aileler, Enka çalışanları ve diğer çalışanlar bize yazabilir. Buradaki mafya saldırılarıyla ilgili her türlü bilgi ve belgeyi bize gönderin. Bu güzel ülkeyi mafya istilasından kurtarmanın yolları neler olabilir? Bu güzel Türk ülkesini mafya- komünist istilasından nasıl kurtarabiliriz? Çözüm ve önerilerinizi bize bildirin. Forum köşemizde yayınlayalım.

 

Sayın Tahsin Akkaş'ın
15 Mart 2008 tarihli Basın Toplantısı

Filmi izlemek için tıklayın

 


 

KAZAKİSTAN CUMHURBAŞKANI SN. NURSULTAN NAZARBAYEV'İ HUKUKSUZLUK VE ZORBALIKLARA MÜDAHALEYE ÇAĞIRIYORUZ

TÜRK İŞ ADAMLARINA YÖNELİK
BASKILAR VE SALDIRILAR DURDURULMALIDIR

- Gazeteci-Yazar Hasan Cemal'in "…Demokrasi ve hukuk devleti hak getire, rüşvet ve yolsuzluk çıtası fena halde yüksek..." (Milliyet, 10 Nisan 2002)  ifadeleriyle tanımladığı Kazakistan, Kazak mafyasının günden güne kontrolünü daha da arttırdığı, hukukun hiçe sayıldığı bir ülke haline gelmiştir.

- Kazakistan'daki mafya yapılanmalarının, başta Türk şirketleri olmak üzere Kazakistan'da yatırım yapan yabancı firmaları hedef alan saldırıları çok vahim boyutlara ulaşmıştır. Gasp, darp, silahlı baskın, zorla alıkoyma gibi zorbaca yöntemler kullanılarak, yabancı yatırımcılar Kazakistan'dan uzaklaştırılmaya çalışılmaktadır.

- Kazak mafyası, ülkeyi yabancı şirketler için yatırım yapılabilecek bir yer olmaktan çıkararak, sanayi ve ticarette tekel olmayı hedeflemektedir. Bu nedenle ülkedeki pek çok yabancı yatırımcı, baskı, tehdit ve şantaja maruz bırakılarak Kazakistan'daki yatırımlarından vazgeçmeye zorlanmaktadır.

- Son birkaç yıldır ekonomisi zaten darboğazda olan Kazakistan Devleti, mafyanın günden güne artan etkinliği ve faaliyetleri sebebiyle iktisadi açıdan büyük bir çöküşe doğru sürüklenmektedir.

- Ülkenin demokratikleşme süreci Kazak mafyası nedeniyle geriye doğru işlemekte, Kazakistan günden güne despot mafya liderlerinin hüküm sürdüğü bir orta çağ devleti haline dönüşmektedir. Ülkenin dünya kamuoyundaki itibari ciddi anlamda zedelenmiştir. Bunun en büyük göstergesi “Kazakistan'da Sıkıntılı Dönem Başlıyor” (http://www.dunyabulteni.net/news_detail.php?id=34087) gibi başlıklarla basına da yansıdığı gibi uluslar arası şirketlerin paralarını Kazakistan'dan çekmesidir.

- Kazakistan'da, bazı mafya yapılanmalarının son derece planlı ve organize şekilde yürüttükleri bu faaliyetler artık iyice aleniyet kazanmıştır. Ülkede pasaportlara el koymak, firma görevlilerini rehin almak, işyeri mühürlemek, makinelere el koymak, anlaşmalarla belirlenmiş hak edişleri ödememek, ölümle tehdit etmek gibi yöntemler adeta günlük hayatın bir parçası haline gelmiştir.

Gece saat 10.00'dan sonra sokağa çıkmanın çok tehlikeli olduğu, ekonomik kriz nedeniyle hırsızlık ve gaspın sıradan olaylar haline geldiği Kazakistan'da, şantiyelerdeki güvenlik görevlileri geceleri kamyonlarla inşaat malzemeleri çalmaktadır. Hiçbir devlet dairesi rüşvet almadan iş yapmamakta, devlet ihalelerinde bile rüşvet vermeden hak edişlerin alınması mümkün olmamaktadır.

Ülkede faaliyet gösteren pek çok yabancı şirketi tedirgin eden bu durum kısa dönemde, Kazakistan'ın adının "can güvenliği riski taşıyan ülkeler" arasında anılmasına sebep olacak kadar ciddi boyuta ulaşmıştır. Ülkede faaliyet gösteren yabancı işadamları ciddi tehlike içindedir.

Son olarak yaşanan bir olayda, Kazakistan'ın Alma Ata şehrinde faaliyet gösteren BN-Pegasus yetkililerinden Tahsin Akkaş, bazı hukukdışı uygulamalara maruz bırakılmıştır. Kazakistan başta olmak üzere yurt dışında pek çok başarılı projelere imza atmış, iş çevrelerinde sevilen bir işadamı ve mimar olan Tahsin Akkaş, 11 Mart 2008 tarihinde hiçbir hukuki gerekçe olmaksızın gözaltına alınmıştır. Gözaltı süresince çeşitli tehditlere maruz bırakılan Tahsin Akkaş, serbest bırakılır bırakılmaz Türk Büyükelçiliği'ne sığınmıştır. Tahsin Akkaş, Büyükelçilik kapısında bekleyen silahlı kalabalık bir grup sebebiyle saatlerce dışarıya çıkamamış, tam bir hukuk skandalı yaşanmıştır. Halen Kazakistan Devlet Başkanı'nın kardeşi ile evli olan Mayra Nazarbayeva'nın talimatıyla hareket ettiği bilinen Edgar Salduzi'nin bu olayda birinci dereceden rol oynadığı ortaya çıkmıştır. Bunun üzerine Mayra Nazarbayeva ile temasa geçilmiş ve yazılı bir anlaşma ile mutabakat sağlanmış, böylece Tahsin Akkaş'ın can güvenliği bir ölçüde sağlanmıştır. Tahsin Akkaş bu anlaşmaya istinaden, sığındığı Türk Büyükelçiliği'nden çıkmış, ancak can güvenliği endişesiyle evine gidememiştir. Anlaşmada mutabık kalınan hususlar 13 Mart gününde yine çiğnenmiş, Tahsin Akkaş  sebepsiz yere yine emniyete götürülmek istenmiştir.

Hiçbir anlaşmanın ve hukuk kuralının dikkate alınmadığı bu süreçte adeta esir muamelesi gören arkadaşımız Tahsin Akkaş'ın can güvenliği konusunda ciddi endişelerimiz bulunmaktadır. Tamamen hukuk dışı olarak sürdürülen bu uygulamaların önüne geçilmesi için gerekli tedbirlerin alınmasını, Kazakistan Devlet Başkanı Sayın Nursultan Nazarbayev'den talep ediyoruz.

Tahsin Akkaş'ın Alma Ata'da BN Pegasus bünyesinde göreve başlamasından önce Ocak 2008'de, BN Pegasus Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Seçim Köse'ye ve şirket bünyesindeki Türk işçilere de saldırılarda bulunulmuş ve bu saldırıların arkasında aynı ismin olduğu ortaya çıkmıştır. Söz konusu saldırıda Seçim Köse ve çok sayıda işçisi yaralanmıştır. Bu saldırılar “Kazak Vahşeti Hortladı” ve benzeri başlıklarla basınımıza da yansımıştır.

Daha önce ENKA gibi başka Türk şirketlerine de saldırılarda bulunulan Kazakistan'da, bu gibi hukuksuz uygulamalar günlük hayatın bir parçası haline gelmiştir. ENKA Holding işçilerine Ekim 2006'da yapılan saldırılar hakkındaki gazete haberleri olayın vahametini ortaya koymaktadır:

"Kazakistan'da ENKA Holding'in şantiyesinde Kazak işçilerin saldırısına uğrayan Türk işçilerden bir grup yaralı özel uçakla Sabiha Gökçen Hava Limanı"na indi. Dehşet anını anlatan yaralı işçiler, "Bu bir katliamdı. Bizi öldürmek için her yolu denediler." İşçiler, Türk işçilere karşı olan planlı mafya türü bu saldırıda kayıp arkadaşları olduğunu söylediler. Kazakların, bazı arkadaşlarını vinçlere astıklarını, kapılarını açamadıkları konteynırların içine propan gazı sıktıklarını, konteynırları ateşe verdiklerini anlatan yaralı işçiler, hiçbir yetkilinin kendileriyle ilgilenmediğini ve can güvenliklerinin olmadığını söylediler." (24 Ekim 2006 tarihli Milliyet ve Akşam)

Kazak yönetimine yakın olmayı, Kazakistan milli menfaatlerine aykırı davranmak için ruhsat olarak kullanan kimselerin varlığı son derece tehlikelidir. Çünkü Kazak resmi makamlarının bilgisi dışında faaliyet gösteren bu gibi kimseler sadece bu ülkede ticari faaliyet yürüten şirketleri değil bizzat Kazakistan'ın iç güvenliğini tehdit eder hale gelmişlerdir. Kazakistan'ı bir mafya ülkesine dönüştürme sevdasında olan bu gibi odaklara karşı gerekli tedbirlerin alınmaması halinde ülkenin büyük bir kaosa sürükleneceğine kuşku yoktur.

Tüm bu konulara Kazakistan resmi birimlerinin ve özellikle Devlet Başkanı Sayın Nazarbayev'in ivedilikle el koyması ve gerekli tedbirleri alması elzemdir. Aksi halde ekonomik açıdan zor günler geçiren kardeş Kazakistan Devleti, yabancı yatırımcıların tamamen ülkeden çekilmesi sebebiyle büyük bir ekonomik buhranla karşı karşıya kalacaktır.

Erol Şimşek (BN Pegasus Yönetim Kurulu Üyesi)

İLANIN PDF FORMATINI BURADAN İNDİREBİLİRSİNİZ

 

 

Bir buçuk yıllık araştırmanın ürünü...

... Vahit Toker

MAYRA'NIN MAFYASI

  • ENKA Saldırısının Arka Planı

  • BN - Pegasus'a Yapılan Saldırının Arka Planı

  • Yaralanan, Sakat Kalan, Yüzlerce Türk'ün Hikayesi

  • Kazakistan'daki Mafyalaşma

  • Edgar'ın Karanlık Ordusu

  • Mayra Akıl Almaz Gizli Servetini Nasıl Elde Etti?

  • Emrindeki Mafya İmparatorluğu

  • Bu Büyük Türk Devleti'ni Mafyanın Ele Geçirmesini Engellemek İçin Neler yapılabilir?

  • Nursultan Nazarbayev'in Samimi Gayretleri

  • Kazakistan Devletini İçten Saran Mason Mafya Komünist Üçgenine karşı Nazarbayev'e Destek Olmanın Önemi

Yüzlerce konu, belge, bilgi, döküman, fotoğraf ve iki VCD ilavesiyle yakında kitapçılarda

Türkçe, İngilizce, Rusça ve Kazakça

Pek Yakında Tüm Kitapçılarda!

MAYRA NAZARBAYEVA



kazakistanda türk vatandaşlarına uygulanan Vahşet görüntülerini buradan İzleyebilirsiniz




Dünya Ekonomik Forumu'nun Avrasya Zirvesi'nin yapıldığı Ankara Oteli üç büyük bloktan oluşuyor. Üçünün de boyu birbirinden farklı.
     Simgesel bir anlamı var bunun. Kazakistan'daki cüzleri, yani toplumsal yapıdaki farklılaşmayı ya da kastları temsil ediyorlar.
     Demiş ki bir Kazak şairi:
     Ulu Cüze değnek ver ki, hayvanla uğraşsın / Orta Cüze kalem ver ki, davayla uğraşsın / Küçük Cüze mızrak ver ki, düşmanla uğraşsın!
     
Ulu cüz, orta cüz, küçük cüz.
     Bu farklılaşma hala geçerli.
     Her Kazak bugün de hangi cüze, onun içindeki hangi kabileye ait olduğunu bilir. Bu sınıf farkı dolayısıyla birbirlerine hava atarlar. Hatta farklı cüzler arasında evlilikler, kız alıp vermeler daha yeni yeni başlamış durumda...
     Orta cüz, Kazakistan'ın eliti, kreması. Okumuşlar, yöneticiler genellikle orta cüzden. Cumhurbaşkanı Nazarbayev de öyle. Ülkenin tek ve güçlü adamı.
     Eleştirilmesinde tehlike var!
     Önde gelen bir Batı ülkesinin Almati'deki büyükelçisiyle geçen gün sohbet ederken şöyle dedi:
     "Nazarbayev her şeyin üstünde... Örneğin hangi yabancı işadamı hukuki bir sorunla karşılaşsa, mahkemeye gitmiyor. Önce büyükelçiliğe geliyor. 'Cumhurbaşkanı Nazarbayev'e şu derdimizi söyleyin de çözsün' diyor. Yargı ancak bu kadar bağımsız..."
     
Diğer Orta Asya cumhuriyetlerinde olduğu gibi Kazakistan'da da Komünist yöneticiler bir gecede kapitalist olmuşlar. Ancak iktidar dizginlerini elden bırakmamışlar. Kendileri eski koltuklarını muhafaza ederken, aile efradını, damatları, gelinleri, yakınlarını özel sektör şirketlerinin başına getirmişler.
     Böyle oluşmuş yeni zenginler.
     
Almati'nin merkezi. Eski çağlarda Çin'i, Orta Asya'yı, yani Doğu'yu Batı'ya, Roma İmparatorluğu'na bağlayan tarihi İpek Yolu'nun üstünde yürüyoruz. Öyle diyorlar. Trafiğe kapatmışlar, sağlı sollu dükkanlar.
     İlginç. İpek Yolu biraz ileride koca bir binayla kesiliveriyor. Üstünde İpek Yolu'nun İngilizcesi Silk Way yazılı. Büyük bir alışveriş merkezi. Yeni açılmış. Sahibi, Cumhurbaşkanı Nazarbayev'in damatlarından biri.
     Şöyle anlatıyor bir işadamı:
     "Bu damatlardan biri iyice suyunu çıkardı. Silk Way sadece bir örnek. Mevcut sistemden nasiplenerek doğan yeni zengin tabakada bu damada tepki var. Hatta Yeni Demokrasi Hareketi adını alan muhalefetin oluşmasında bu tepki de rol oynadı."
     Ancak Kazakistan'da muhalefete nefes aldırılmıyor. Televizyon kanalları, gazetelerin kapatıldığı oluyor. Özellikle Nazarbayev ve ailesi tabu sayılıyor. Çizmeyi aşmak çok tehlikeli...
     Bu yakınlarda Yeni Demokrasi Hareketi'nin bir lideri içeri atılmış. İkincisi de geçen hafta tutuklanırken kaçıp Fransız Büyükelçiliği'ne sığınmış. Açlık grevine başlamış. 'Hapse atmayacağız, göz hapsinde tutacağız" sözünü alınca da polise teslim olmuş...
     Artık yeni zenginlerin bir bölümü kendilerini, servetlerini güvence altına almak için bastırıyor. Devlet işlerinde hukuk kuralları geçerli olsun istiyorlar.
     Hukuk devleti talebi.
     Demokrasi talebi.
     
Siyasal İktidarla, sistemle, yine bu sistemin içinden çıkmış yeni zenginler arasındaki kapışma. Kaçınılmaz kavga. Rusya'da da yaşanıyor bu süreç. Böylece ister istemez demokrasinin kapıları da zorlanmış oluyor.
     Batılı bir büyükelçi şöyle dedi:
     "Cumhurbaşkanı Nazarbayev demokrasinin zaman alacağını söylüyor. Demokrasiye hızlı geçişin istikrarsızlık ve kaosa yol açacağı kanısında..."
     
Orta Asya böyle.
     Bütün ülkelerde Sovyet döneminin komünistleri iktidar koltuğunda oturuyor. Muhalefetin fazla ses çıkarmasına izin verilmiyor. Bölgeyi yıllardır bilen bir işadamı şöyle dedi:
     "Özbekistan'da Kerimov, camiye gideni bile içeri atıyor. Türkmenistan da öyle. Gaz sayesinde zenginleşiyor ama tam bir polis devleti. Kırgızistan'da biraz tolerans var ama çok yoksul. Ayrıca Kazakistan'ın eline bakıyor. Tacikistan da çok farklı sayılmaz. Yine çok fakir ve tam bir kabileler ülkesi... Azerbaycan da Kazakistan kadar olmasa da petrol ve gazla zenginleşiyor. Ancak demokrasi ve hukuk devleti hak getire, rüşvet ve yolsuzluk çıtası fena halde yüksek..."
     Otoriter rejimler, polis devletleri!
     11 Eylül, bunların elini güçlendirmiş durumda. Bir yandan Afganistan'da başlayan terörle savaş, öte yandan Orta Asya ve Hazar Havzası'nın yeraltı zenginliklerine dönük Yeni Büyük Oyun ve Amerika - Rusya rekabeti bugün için bölgede bir istikrar dengesine yol açmış durumda...
     Nitekim, zirvenin benim de tartışmacı olarak katıldığım Orta Asya ve siyasal risk konulu toplantıda bu dengeye işaret edildi. Ama aynı zamanda halkın sesine ve siyasal reformlara önem verilmemesi halinde geleceği siyasal tehlike ve istikrarsızlığın beklediği belirtildi.
     Almati'den üçüncü yazı yarın...